Bir kişiyi bukadar şımartırsanız olacağı budur
Bir kişiyi bukadar şımartırsanız olacağı budur
aynen ya ....
ağzı olan konuşuyor yaaa offf...
İşte mimarlara, iç mimarlara, tasarımcılara konuşacak bir konu daha.
Ama dikkatli hareket etmek gerekiyor.
Beyefendi’ nin özür dileyeceğini hiç sanmıyorum. Bağırıp, çağıran kızan meslektaşlarımın da çok fazla bir etkisi olmayacağına adım gibi eminim.
Didişmek adına yapılacak her türlü girişim, sonuçsuz kalır. Zaten reklamı çok seviyor. Medyada çok daha fazla konuşulur. Bedavadan reklamı olur.
Düşünsenize, baştaki politikacılarımız, Avukatlar Barosuyla, Tabibler, Eczacılar, Mimarlar odasıyla, Anıtlar kuruluyla medyada kapışıyorlar. Bu durumda medyada en çok kimden söz ediliyor?
Yukarıda bahsettiğim, STK ların haklı olduğu, yapılan işlerde ispat edilmiş yanlışlıklar olduğu, HALKIN ne kadarını ilgilendiriyor? Ciddi oranda duyarsız bir kesim var.
Kendi meslektaşlarımız içinde bile, Ağaoğlu inşaatın bir işi olsa, bu gün bile koşa koşa gitmeyecek kaç tane mimar, iç mimar, tasarımcı var?
STK ların, Beyefendiyi hasım olarak karşılarına almalarından çok, ılımlı bir yaklaşımla durumun ona daha iyi anlatılması gerektiğine inanıyorum. Öncelikle o bahsettiği, İstanbul da ki binaların %70 inin kötü olmasının sebebinin, bu işlerde yeterliliği olmayan, bilinçsiz, sadece RANT odaklı yaşayan insanlarca yapıldığını bilmesi lazım. Ayrıca bu işlerin yapılmasında, iyiyi, doğruyu, kaliteyi, elde etmek için, artık sadece paranın yetmeyeceğini, işinde yeterliliği olan uzmanlaşmış insanlara daha fazla ihtiyacı olacağını (gerçekten işini doğru ve kaliteli yapmak istiyorsa) anlatmak lazım.
Kötü Örnek: 1999 körfez depreminde Yüksel inşat’ ın Yalova Siteler mevkiinde yaptığı, YÜKSEL sitesinde 300 kişi öldü. Aydın İnşaatın yaptığı Aydın 1- Aydın4 Sitelerinde yüzlerce insan öldü. Daha pek çok örnek var. Veli Göçer’ i unutmak mümkün değil. Bu günün parasi ile yaklaşık 20.000 Tl ye (bedavaya) daire satıyordu. Çınarcık Veli Göçer sitelerinde kaç yüz kişi öldü?
O dönemde de STK lar vardı. Ama onlara sormadan, ya da dikkate almadan, bu inşaatları yaptılar. Hâlbuki o zamanlarda gerekli yerlere gidip, doğru bilgilerle işlerini yapsalardı bu kadar CAN gitmezdi.
Bu dönemde artık bu duyarsızlığı yapmaları mümkün değil, ama bu sefer de yeşil alanlar gitmeye başladı. Bence Sn Ali AĞAOĞLU nun şikayeti bu konularda tahmin ediyorum.
STK ların başındakiler ile birlikte Beyefendi İstanbul a tepeden bir daha baksın. (helikopteri de var.) STK lar da o yeşil alanların ne işe yaradığını iyice anlatsınlar.
Ali bey de, ileride torunlarına gösterebilecek kadar ormanlık alanı bırakmak isteyecektir herhalde. Torunlarını o ormanın ağacına bağladığı salıncakta sallanırken görmek, her halde mutlu eder. O ormanın içinde on beş dakika nefes almanın nasıl bir şey olduğunu biliyordur diye düşünüyorum. Kendisi Karadenizli, yeşilliklerin içinden geliyor.
