Öncelikle icmimar.com diğer meslek sitelerinden hariç dekoratör,sertifika mezunu vb. arkadaş dostlarımızı buraya kayıt edip onlara bir söz hakkı veriyor bunu herkesin huzurunda takdir ediyorum.Fakat...
İnşaat sektöründe içmimarların resmen ve zorunlu olarak sürece dahil edilmeleri henüz söz konusu olmadığından, yani ne proje, ne de uygulama safhalarında içmimarın imzası ve fiili katılımı zorunluluğu bulunmadığından, kötü örnekler her geçen gün artmakta. Şüphesiz ki, kimi tarafların bilinçli tercihleriyle içmimarların sürece dahil edilmeleri sayesinde iyi örnekler de görebiliyoruz. Fakat yaklaşık son yirmi yılda maddî ve teknik imkânlar anlamında hızla gelişen inşaat sektörüne ve toplumun gelişen içmimarî ihtiyaçlarına paralel olarak içmimarlığın devreye sokulmamasının doğurduğu açık karşısında bu iyi örneklerin çok azınlıkda kaldığını üzülerek görüyoruz.
Bu açık hem estetik anlamda, hem yararlılık anlamında, hem kullananların sağlığı anlamında, hem uygulamanın sağlığı noktasında, hem projenin kalitesi noktasında, hem maliyet noktasında, hem zaman noktasında kısacası yapı sektörünün çok geniş bir alanında kendini gösteriyor diyebiliriz.
Bu açığın kapatılabilmesi için evvelâ biz içmimarların bilinç düzeyinin yükseltilmesi, sonrasında ise bilinçli içmimarların eliyle kamunun bilinç düzeyinin yükseltilmesi ve bu sorunun vehametine dikkat çekilmesi gerekiyor. Bu yaranın farkına toplum olarak hakkıyla varabilirsek, merhem olacak kanunî düzenlemeler zaten kendiliğinden gelecektir.
3 üncü ebeveyn odası için yazılacak pek bir şey yok kesinlikle güldürürken düşündüren düşündürürken üzen bir durum.Bu gibi kötü sonuçların doğmasını engellemek için mutlaka her zaman ikinci veya üçüncü bir alternatiflerin olması şart.dolabı kesmek yerine.........:-)
Bu ve benzer konuların konuşulması ve tartışılması ile iç mimarların toplumda hak ettiği saygıyı ve önemi kazanması için yapmamız gerekenlere kıvılcım olmasını temenni ederim.
İç mimar ile çalışılmamasından, söylediklerinin ve çizdiklerinin dikkate alınmamasından kaynaklanan benimde şahit olduğum birçok hatalı uygulama var.
Ben bir yorumcunun bahsettiği gibi hani ''ben o banyoya yatak bile koyarım'' gibi bir laf vardı ya, işte o laf gibi laflara resmen çıldırır ve elim ayağıma dolaşır, ne yapacağımı bilemem. Bulaşmamak en iyisi derim, estağfurullah çeker ve kurtulmaya çalışırım. Ama doğru yapmadığımı da bilirim aslında. Mücadele etmek lazım.
Bizim meslek olarak ve oda olarak gerçek haklarımızı elimize almamızın macerası, bir türlü bitmeyen; düşük ödeme, kapkaç müteahhit, hakkını aramaktan aciz hak sahiplerinin oluşturduğu kooperatif şeklindeki uygulamaların yansıması 15-20 yıl boyunca ev sahibi olmaya çalışan insanların macerası ile örtüşüyor kanımca. Buradan ders çıkarmak lazım ama nasıl ?!
sınar hanım ustune basa basa bayan demek istememiştim vurgulama yanlıs oldu galiba bayanlardan ozur ayrıca bahsettigim duvar kagıdıyla yapılan banyoda kullanılan duvar kagıdı ıslak zeminde yapılan duvar kagıdı deildi cunku nemden kabaran duvar kagıtları uzerine sikayet gelmişti!..
cehalet.kendine burda yaşamayı yakıştıran ve işin bilincinde olmayan o kadar çok insan varki.ne olması gerektiğini nasıl olması gerektiğini anlatmaya kalksan ''amaaan bizden başka kim görüyo biz yaşıycaz boşver'' diyeceklerinden eminim.tabi yapılırkende yapan kimsenin cehaleti baş rolde.
Bu fotoğraflara baktıkça Photoshopun günahını alıyorum resmen.:=) ama Lakertanın da dediği gibi cadde üstü,sokak arası dekarasyoncuların bilinçsizce imalatlarından kaynaklı. Bu konu aslında gündeme taşınarak dekarasyon firmalarına iç mimar şartı getirilerekte bi nebze olsa giderilebilir.
KAPININ 10 cm lik DİŞİNİN İPTAL EDİLMESİ VE KAPININ KÜÇÜLTÜLMESİ ÇÖZÜM OLABİLR.TABİKİ DIŞARDAN KAPININ PERVAZI TAM OLABİLECEK İSE. BÖYLE KÜÇÜK BİR WC DE AYNA KENARINA DOLAP İSTENİYORSA, DUVARIN İÇİNE GÖMME ŞANSINIZ VAR İSE OLABİLİR EĞER ÖYLE BİR İMKAN YOK İSE BU TÜR BİR WC DE YAPMAK HİÇ MANTIKLI BİR İŞ OLMAZ..
BENİMDE UYGULADIĞIM BİR KAÇ PROJEDE BAŞIMA GELDİ BÖYLE BİR DURUM.BU TÜR WC LERDE HİLTON KESİNLİKLE VE KESİNLİKLE ÖNERMİYORUM ARTIK.
maalesef toplumumuzun mimari geleneği yok edilmiş avrupa estetiği taa eski yunandan bu tarafa sürekli aramış ama değiştirmeden üstüne koyarak yapmışlar bütün izmler i realizm,klasizm fovizm sürrealizm bu akımları hep değerlendirmişler artık doyuma ulaşmak için soyut sanat akımını çıkarmışlar.bize gelindiğinde orhun abidelerinden tutun selçuklu sanat eserlerine osmanlıda mimar sinanla oluşturulan resmi mimarlık sanatı sivil mimariye çok güzel örnek olmuştur.evlere yalılara konaklara dışardan bakınca alımlı masum ve sade içeriden sıcak içten ferah geniş aynı zamanda estetik .evet avrupaya ayak uydurmak istedik gelenek sanatlarımızı türk motiflerimizi terk ettik.ne avrupalı gibi yaptık nede geleneksel sanatlarımıza geri döndük abuk subuk estetikten yoksun mimarisi bozuk dayanıksız,yapılar yaptık .şimdi gel düzelt düzeltebilirsen.arkadaşlar onun için sizin işiniz çok zor.düzelmezlerr.yık gitsin şöyle antik oksit sarı tüf taşından 2 katlı bir ev yapacaksın giriş de 2 sütun köşe taşlar işlenmiş ondan sonrasını bilmem sizlere o noktada ihtiyacım olacak bahçesinde üç beş tanede tavuk olursa işte o zaman akşam hepinizi kahve içmeye davet ediyorum hepinize sevgi ve selamlar
çok daha iddialıları için bknz : keçiören /bağlum ,kuşçağız ,atapark,ufuktepe vs. maalesef ki yurdum insanına ev olsun yetiyor fiyatı düşük olanları anlıyorumda 200-300 bin tl değerinde ki binalara şaşıyorum .. Bu arada bu binaları tasarlayanlar kesin mimar mı? bundan şüphem var inşaat müh. hatta mütahitler bile yapabiliyormuş mimar imzası olduğu sürece diye duydum doğrusunu bilen vardır
çok daha iddialıları için bknz : keçiören /bağlum ,kuşçağız ,atapark,ufuktepe vs. maalesef ki yurdum insanına ev olsun yetiyor fiyatı düşük olanları anlıyorumda 200-300 bin tl değerinde ki binalara şaşıyorum .. Bu arada bu binaları tasarlayanlar kesin mimar mı? bundan şüphem var inşaat müh. hatta mütahitler bile yapabiliyormuş mimar imzası olduğu sürece diye duydum doğrusunu bilen vardır
Kesin mimar.
Altında mimarın imzası olan bir proje olmaksızın imar sınırları içinde yapı ruhsatı almaya kimsenin gücü yetmez.
Fakat meslekî kaygılarla değil de maddî kaygılarla imza atan mimarlar az değil.
Çok önceden inşaat mühendislerinin imzası da yeterli olabiliyormuş.
Meselâ Ankara Maltepe'deki bir çok eski binanın inşaat mühendislerinin eseri olduğunu duymuştum.
Zaten iddiasız, birbirine çok benzeyen binalar onlar.
Burada yorumda bulunabilmek için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz buraya tıklayarak üye olabilirsiniz.
Mesajı göster
cok güzel bir çalışma
ardc 21.05.2012, 16:52