Sinem Hanım, baba bir soru sormuşsunuz, kimse yorum yapmaya cesaret edemiyor.![]()
Form Follows Form ( Biçim biçimi takip eder)
"Kasım 1976' da "Progressive Architecture" adıyla Amerika' da yayınlanan bir dergide yer alan bir makalesinde Rodolfo Machado tarfından ileri sürülmüş olan görüş, Machado bu makalesinde, eski ve yeni arasındaki ilişkiye yeni bir yaklaşım olarak"biçim- biçim ilişkisi' ni önermektedir. Bu yaklaşıma göre yeni öğeler, işlevsel gereksinimlerden çok mevcut yapının biçimine göre tasarlanmalıdırlar."
Form FOllows Function ( Biçim İşlevi Takip Eder)
"İlk olarak 19. yüzyıl sonrasında kullanımaya başlanmış ve " biçim ebediyen işlevi takip eder" diyen Amerikalı mimar Henri Sullivan'a atfedilen bu cümle, modernist haraketin felsefesini özetleyen bir değiş haline geldi. Buna göre, bir objenin biçim yada şekli, "neye benzemeli" gibi keyfi bir düşünce tarafından değil işlevi tarafından belirlenir. Objenin güzelliği kullanım değerinde gizlidir. Örneğin bir yapının güzelliği, ayakta kalabilmesi, hava koşullarına dayanıklı olması işlevine uygunluğu ve strüktürel problemlerin çözümünde aranmaktadır."
Kaynak: Görsel İç Mimarlık Sözlüğü, Literatür Yayınları:612 görsel Sözlükler dizisi:03
Bu yaklaşımlardan yola çıkarak tasarım dilinizde "biçim" açısından hangi yaklaşım size daha yakındır? Eğer biçim biçimi takip eder ise bizler içmimar olarak neredeyiz? Bu durumda mimarın oluşturduğu ana cidardan kurtulamayacağımız kesin gibi gözüküyor. Benim görüşüm ise "Biçim İşlevi Takip Eder"
Sinem Hanım, baba bir soru sormuşsunuz, kimse yorum yapmaya cesaret edemiyor.![]()
"Gerek âlâ gerek ednâ gerek şâh ü gerek kuldurCihanda hayra sa'y etmek gerek, kim ölmez oğuldur"Mimar Sinan
Aslında farkında olmadan birini zaten kullanıyoruz, eğer mevcut yapının biçimine göre tasarıma yöneliyor isek biz içmimarların görevi nedir diye düşünmüyor değilim! Oysa tasarımı oluşturuken işlevselliğede önem veriyoruz, biçimi işlevsellikten ayrı düşünmek imkansız gibi, bu anlamda farklı düşünceler var ise paylaşımları merak ediyorum.
Biçim işlevi takip eder diyenler, Louis Sullivan gibi modern mimarlardır.
Onların bu tavrı, akılcılıkdan uzak, duygusal bir tepkidir benim gözümde.
Çünkü moderncilik öncesinde cephe ve planları tümdengelimle tasarlama anlayışı yaygındı.
Onlarınki buna tepki olsun da kendi fikirleri ortaya çıksın diye.
Nitekim tasarımı işlevciliğe indirgemenin doğru olmadığı bir müddet sonra anlaşılmıştır.
Mimarî tasarım bu gibi sloganlarla tarif edilemeyecek kadar karmaşık ve çok yönlü bir süreçdir.
Yeri gelir işlevi ön plana alırsın, yeri gelir biçimi.
Yeri gelir tümdengelirsin, yeri gelir tüme varırsın.
Esnek olmakda fayda var.
Bu konuda takıntılı ve katı olmak bir mimar için sağlıklı değildir.
Bir hükümet konağı yapıyorken, bir spor salonu yapıyorken, bir müze binası yapıyorken veya bir şahıs evi yapıyorken niye hep aynı ve sabit ilkelerle hareket etmek zorunda olalım ki?
"Gerek âlâ gerek ednâ gerek şâh ü gerek kuldurCihanda hayra sa'y etmek gerek, kim ölmez oğuldur"Mimar Sinan
Merhaba
İşte günümüzde sorulması gereken ama daha çok erken bir soru. SİNAR'ın bu sorusu ve daha evvel yayınlanmış birkaç blogda buna benzer konular olduğunu hatırlar gibiyim ( örneğin [Üzgünüm, Sadece kayıtlı üyeler linkleri görebilmektedir. İç Mimarlık Portalı 'na kayıt olunuz veya üyeliğinizi aktifleştiriniz.]). Cevap verenler ya çok azdı yada hiç yoktu diyebilirim. Mimar SİNAN'ın kendi ülke koşullarına göre kendi tasarım anlayışı olamasaydı...Niye yaptığı camide nargile fokurtusunu dinletti? Neden Havalandırma bacalarını uzun yaptırdı?
Gelelim işin özüne...
İç mimarlık kolay bir meslek dalı değildir. Neyin neyi takip edeceği günümüz şartları ve konuyu ülkemiz koşulları gözönüne alındığında sözü edilenlerin karmaşık bir yapı oluşturduğunu göreceğiz.Bu iki olgu (biçim ve işlev) meslek icrasında özgür düşünceyi yansıtması açısından bence sanatçının (iç mimar) tasarımcı kişiliği ile bağdaşır ve zamana bağlı olarak değişiklik gösterir. Bu olgulara etki edecek olan faktörleride işin içine katmak gerekir. Talepler bence burada önemli bir etken olarak ele alınmalıdır.Sorulması gereken çok soru var. Ama önce şunu hatırlatmak istiyorum müsadenizle...
İş buldum tasarım anlayışımı ortaya koyma sırası geldi demek için daha çok erken ülkemiz koşullarında. İş bulanlar ise böyle bir konuya girecek ne durumları var nede onlara böyle bir soru yöneltecek bir yöneticisi var. İmza yetkisini tartıştığımız bir düzende...
Saygılarımla...
MAB
